Hüznün Gelinciği

Serçe/lik vakitlerde güneş değdi kanadıma,Eriyor gözlerimde "BAL" mumundan rüyalar..

Beyaz ve mavi by NES-ART.

Beyaz,

temiz bir çarşaf-ta;

uyumak istiyorum..

(rainlove)

Umudum sen ol istiyorum

- istemelerin bu kadar güzel olduğunu bilmiyordum :)


Esma Mina Saraç


AşK by rose_tzn.

Prenses ;

Ölüm kadar güzeldi , vuslat kadar güçlü!
Pasta gibi (:
Öksüz bir çocuğun başını okşadığında öksüz çocuğun sevinci gibi.
O kadar tatlıydı ki içten gelen bir gülücüğün masumiyeti gibi.
Kısmetli bir düş gibi…

Bir dua sancağının altına sığınmış şua saçan nur gibi…
Prenses ;

Gökten düşen elma , kız çocuğunun elinde ki elma şekeri
Emsal sözlerimin tenhalığı gibi!
Özümü anlattığım için üzülen ben mi ?

Rabbime sayende bir kez daha yalvarışım.
Secdelerde hayırlısını nasip et mevla’m diyebilmek kadar özgürdü!
Ve entarim kırmızılara bürünmüş kadife fistan kadar özeldi.

Prenses ;

Tıpkı hayalimde ki suretin kadar gül kokulu!
Tıpkı benim tanımadığım birini aradığım gibi!
Bir fark var şimdi anlatmaya çabaladığım bir sözcük!

hecelere bölüyorum yanlış anlamaman için ;
kimsenin yerini dol-dur-mak için kimseyi se-ve-mem ben!
kalbim boş iken …

Şimdi bir gülücük var zihnimde
 ‘ salıncaklardan denizin köpüğüne sarılan”

Şimdi karşımda bir yiğit kapının aralığından gülümseyip kaçan!
Elini görmek istediğim – bilmeden kuyuya atlamak gibi!
Halet-i ruhiye’m sözlü kabilem..

Nişanlıyorum baş harfleri !
Tıpkı bir prenses gibi // en ufak şeylerden mutlu olmak ,
ölüyorum bu huyuma ..
Huyum kuru(ma)sun işte
: )

Esma Mina Saraç
- "t"anıma(k ,istediğim ) dığım birine!


Tanımadığın birine satır döktürmek can çekişmek gibi bir şeydir.
Ve canımı bu isteğime kurban ediyorum tıpkı gündüzleri geceye kurban ettiğim gibi bu defa vebali kimin boynuna düşünmeden , dudaklarımdan ne akarsa yüreğime ..

Yol bilirdim geceleri her defasında bana çelme takıp yere düşürse de, bir harf attım göğe tutabileceğini düşünüp kalbimi açtım belki de …
Kıyamında yıldızlara bürünmekti suretimi gayem tuzluda olsa su içmekti kurudu dilim damağım …

Şimdi Laleler gibi canlı olan ben , yitik bir harabenin kül kedisi.
Saç baş dağınık , neden ben demeye hakkım var mı Adem oğlu ?
Sen hiç hata yapmadın mı, bunca aşağı görmek ne diye?

Tamam ben yine susuyorum kelimelerin öldüğü noktada alışık bana suskunların şehrinde ki yaratıklar masal okuyuşumu sanırlar hayat bu ,kader alın yazısı ve alın yazım beni sırtımdan vuran ünlem cümlesiydi!
yazmak gelmiyor içimden artık hislenemiyorum , sevemeyişimden olsa gerek …
Hiç bu kadar acımamıştı can’ım , üstelik tanımadığım bir insanın diliyle ..
Alnımı dayayacağım bir dua kapısıydın , namlunun ucunda olduğumu fark edemedim.. Olsam kaç yazar ki adem oğlu , bir sala’m okunsa şimdi en çok ben sevinirdim , üşüyorum !

Kaldırımların en soğuk t/arafında ben yatıyorum!
Ellerim bir serçenin titrekliği gibi , kalemi sayfa ile buluşturamıyorum!
Hadi sende uzaklaşsana ; Çekinme say ve git gönlünce …

Sevmek büyük hata demek ki , Aşık olmak büyüleyici bir sıra dışı ..
Fatihte minik bir etek giyip adım atmak gibi , sevip – ayrılmak demek!
Tamam adem oğlu Allah affeder ama sen düşür gözlerinden.. ( Haşa Nar-ı Aşkına)

S/özüm yansın!
Ateşlere firar etmek yaraşır bu bedene ..
Toprağa el sürmek haram bize ..

Nerde sözlerde ki yorgunluğu yansıyan masum kız
Nerde ben ..

Şimdi bir kez daha kırılıyorum!
Ilık sularda gözlerime su (d)olduruyorum …
Nasip – bilinmezlik – saatlerin geçisi – bu yolculuk nereye ?
Şeb’de Şua sandım
” seni” umut vericiydi harflerinin toplamı  ben yine Firak’ın kucağında! Umut benim neyime …

Daha kaç defa kanayacağım ?

E.M.Saraç

 

Gönül sevdi , Benim Günah'ım ne ?



Kapının ardında ki gölge senin mi ?
Korkuyorum uzatma ellerini
Gözlerimde ki yabancılık da neyin nesi – söylesene tenimi donduran bu rüzgar hangi yönden esiyor!

Cümlelerim entarisiz kalmış , haydi sende hor gör!
suretinde ki ne diye sorma ; bıçak izleri geçmişten kalma!
kalbimi neden sormuyorsun peki ?

Yaralıyım görmüyor musun?
Gıyabında mutluluğun hicaz nağmelerle büyüyorum..
Üstüm başım kan olmuş!

Elleme gömleğimi pinhan düşlerimi düşüne katma!
Uzatma ellerini ürküyorum kan olur elin yüzün
Umut mu dilinden düşen kelime , Ey yiğit beni gözünde büyütme!
Allah’a sığınırım gözlerinde büyüyüp – gönlünde küçülmekten ..

Gecenin fecrinde gözlerimden iki damla mutluluk akmıştı oysa ;
Harflerim mi boğuluyor geçmişin dehlizinde diyetini ödemek bitmedi mi söyle?

E.M.Saraç

Sapanca 003 by jamancyra.


İkimiz sessiz bir çığlık
Ben ayaklarından asılan düş/kün
Sen dilini inzivaya çeken mahkum
İkimiz ulu-orta bağıran sokak çocukları // Hal duman
Mekan ; Diken

Üç nokta kadar anlamlı bulutların çağlayışı
Şimdi sus susabildiğin kadar , konuşmanı istemeyecek kadar güçlüyüm bugün! İçimden geçen bir şeyler var yangına körükle gitmeye kalkışan kızgın boğa emsali , kaçmakta olan bir kadının meşaleyi elime tutuşturuşu yada her neyse işte !

İkimiz suçluyduk!
Ben acı ile beslenip güçlenen..
Sen zorla gülmeye çalışan bir erkek çocuğu..
İkimiz kanatsız şeytan!

Yanına geleceğim nefesim kesilmez ise yüzüne ; şakımak ve şavkına kara bulutların gölgesini düşürmek için biletim ve koltuğum hazır.
Kadraj kısıtlı , gözlerim düşük ..
Düşük yapmış bir kadın gibi , üzgün – kırgın ..
olduğumu meydanda bağıra bağıra söylesem ; biri kalkar soru cümlesi kurar kıyamet bundan kopar (:

Ben kıyameti çoktan koparmışken!
Ve ..
Eee ?
Neee ?

Yok bir şey ; bunun anlamını içine devşiren bir erkeğin dizinde uyuya kalmış liseli bir kızım , vakitler gittikçe daralıyor , sen dara düştükçe bakıyorsun ya gözlerime ondan işte …

İkimiz bir hiçiz.
Sen yok!
Ben var!
İkimiz var yada yok ne fark eder ?

Esma Mina Saraç

Dilin son vedası!

5/11/2009

Veda... Exp# by g a m z e l i.

Beklediğim günü öldürdüğün , içimde ki seni ceset'e çevirdiğin için sana minnettarım(!)

Beni kendimden dahi soğuttuğun tüm sözleri bıçak bilip yüreğimi hançerlediğin için Rabbim seni esirgesin(!)

Ve ; herşeye rağmen yüzsüz bir şekilde en güzel günümü kutlayabilme cesaretini gösterebilecek misin diye merak eder oldu nakışı gün geçtikçe sökülen gönlüm(!)

Bavulu toplayan ben , giden sen olduğun için var ol iyi ki varsın diyemediğim(!)

Gitmeler bir insana ancak bu kadar yaraşırdı..
...
..
.

Esma Mina Saraç



Hadi bir düş çizelim siyahla beyazı aynı teraziye koyalım mesela olabildiğince gri dökülsün ak yada kara yerine kadehlere ..
Bir vapur ; içi renkli ve ahenkli insanlarla dolu denizde değil de karada yüzen cinsinden : )

Bütün düşler benim değil mi bıyık altından sırıtmayın kırılıyorum ..
Yağmur üstümüze yağdığı vakit uzunca bir süre ıslak kalsak ama hasta olmasak..

Kar renk renk yağsa gök kubbeden mesela ; bir kırmızı bir mavi ..
Bir de siyah o benim olsa siyaha bürünen bir ruh’un tecellisi olurdu işte o zaman.. Kelimeleri yarım yamalak yazsak ama anlaşılsa tüm devrik cümlelerimiz ; Gözlerimden akan yaşın rengi şeffaf olmasa ,sözlerim gibi kana bulansa

Şşşt korkmayın sakın ben sadist değil düş/künüm ..
Ve birazda humanist..

Bir kalem kadar şanslı olamaz mı her şey rengarenk ..
istediğim harfi o’na biçtiğim entarinin rengine çalmak , nakşedebilmek en derin sayfalara ..

Tamam susuşlarımı gebe bırakıyorum gündüzün soğuğunda hayranlığımı kışa beyan etmek için ..
Yalansız bir hayat içiyorum kadehimden dudağıma takılan devrik cümlelerimi sunuyorum en umutlu günde senin birazda kendimin şerefine ..

Düş/künüm işte ,
bütün düşler benim değil mi bıyık altından sırıtmayın kırılıyorum..

Esma Mina Saraç







Ne kadar çelimsiz kalmışım hayatın karşısında , kaç adımlık mahcup düşmüşüm kaldırımın en soğuk t/araflarına ..
Arafa asılan bir ruh gibi bir sağa bir sola gider olmuş göz bebeklerim ..
Siyahı karaya çalan , beyazı aka ..

Sahi ben ne çabuk yılmışım ilk sevdanın yere yıkıldığını gördüğüm an , ben nasıl bir kulmuşum ki bunları dert bilip omzuma kasa kasa dünyalıkları yüklenmişim , Rabbim beni sever ve bir yalvarışımı beklerken ben bu kadar şanslı iken Bir yasin dillendirip gönlüm ile zikre dalmak yerine gecelerimi beşeri sevdaya göz yaşları dökerek harcamışım !


Habibim bu günahkarın yüzü pişman olmaya dahi yakışmıyor ..
S/özüm acıyor ..
S/özüme dönmek isterken ..

Bir tevbenin kapısından başını uzatan ürkek bir kız çocuğuyum yatsı ezanının okunduğu vakitlerde aynalarıma tecelli ettiği anda !
Gözlerimde yaş yerine acılarımı suladığım için kan var ..
Hurafe yollardan rast gele, kifayetsiz koltuklarda yayıldığımdan ötürü Halim perişan!



Secdeler miraç ben yetim ..
Secdem dahi helal eder mi alnımı sürmediğim müezzinin can alıcı ferahlatıcı gel nidasını seslendirdiği vakitlerde hakkını..


Sarhoş olmayı yeğliyor gönül artık feryad ile ..
Ne ferhata dair şirin olmayı becerebildik ..
Ne mecnuna Leyla ..


Rabbim sen af eyle şu aciz kulu ; Sen ki bağışlayıcı ..
Dilimde El vedud’a dilenen bir dua ..
Ellerim yara bere içersindeyken geldim huzuruna ..
Sen ki ana – baba ..
Esirge kalbimi , koru sulanan aklımı !
Kasem ile döndüm ben sana!



Bir İnşirah ruhuma , Nur’un ile aydınlat suretimi , Dilim lal ..
Kalbim hilal ..
Nar’ına düştüğüm vakit İnsan olabilmeyi bahşet bana(!)
Bir gece vakti ağlayarak yıkıldığımda!


Esma Mina Saraç